arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘arastırma’

Domuz Gribi Obezlerde Daha Tehlikeli !

Salı, 20 Eki 2009 SheiTany yorum yok

443

Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre domuz gribinin gençlerde ve obezlerde daha ölümcül olduğu belirlendi. Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği tarafından İstanbul’da düzenlenen “H1N1 gribi ve el yıkama ” toplantısında domuz gribi ve gribe karşı alınması gereken önlemler anlatıldı. Başkent Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Öğretim Üyesi Doç. Dr. Funda Timurkaynak, yaptığı açıklamada domuz gribinden dolayı tedavi altına alınan ve yaşamını yitiren hastaları kapsayan bir araştırmanın ele alındığını ve çarpıcı sonuçların ortaya çıktığını söyledi. Araştırma sonuçlarına göre domuz gribinin etkisinin en sık obezlerde ve gençlerde görüldüğünün altını çizdi. Timurkaynak, “Araştırmaya göre, hastaların yaklaşık yüzde 40’ını 20-49 yaş aralığındaki kişiler oluşturuyor” dedi. Hastalığın gençlerde daha ölümcül seyretmesinin de araştırmada vurgulandığını belirten Timurkaynak, “Bunda 60 yaş üstü hastaların, şu an dolaşan virüse kısmı bağışıklığının olması ile açıklanabileceği belirtilmektedir. Ayrıca gençlerin okul gibi ortamlarda virüsle daha sık karşılaşması, yaşlıların klinik bulgularında ateş olmaması nedeniyle daha az test edilmesinin de bu oranların farklı olmasında rolü olabileceği kaydedilmektedir” diye konuştu. Yapılan bu araştırma domuz gribi nedeniyle yaşamını yitiren 574 kişiyi kapsamaktadır. Çalışma henüz 4-5 aylık kısmı kapsamaktadır ve ilk ölen hastaları kapsadığı için kesin olarak kabul edilmemektedir. İlerleyen dönemde araştırmanın kapsamının genişletilmesiyle birlikte daha kesin sonuçlara varılabilir. Obezite, domuz gribi dışında zaten birçok hastalığın oluşması için önemli bir risk faktörüdür. Diyabet ve kalp hastalıklarının oluşumuna zemin hazırlamaktadır, bunlar da diğer hastalıkların görülebilirliğini artırabilmektedir. Bu nedenle, obezite domuz gribi açısında da bir risk faktörü olabilir. Araştırmacılar, obezitenin ölüm için risk faktörü olarak ortaya çıkmasında, kalp ve diyabet hastalığına yol açmasının mı yoksa, vücut direncini baskılamasının mı rol oynadığını araştırmaktadır. Başkent Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Öğretim Üyesi Doç. Dr. Funda Timurkaynak, yurt dışında bu konuda hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda, “Şişman farelerin savunma hücrelerinin, sağlıklı farelere oranla daha yetersiz” olduğunun saptandığını anlatarak, bilim insanlarınca bunun insanlarda da bir etken olup olamayacağının yorumlandığını bildirdi.

Kilolu insanların olası risk faktörlerini artırmamak için vakit kaybetmeden kilo kontrolünü sağlamaya çalışması gerektiğini vurgulayan
Timurkaynak, obezitenin birçok hastalık için risk faktörü olduğunun unutulmaması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Timurkaynak, araştırmaya göre hastaneye yatan genç yaş grubunun büyük çoğunluğunda, astım gibi hastalıkların saptandığını da belirterek, “Aynı zamanda hastaneye yatan tüm hastaların yaklaşık yüzde 30’unda kronik solunum yolu hastalıkları ve astımın görüldüğü belirlenmiştir” diye konuştu.

Funda Timurkaynak, “Hastalığın iyi seyretmesinin aşı yaptırmamak için bir sebep olamayacağını”da dile getirerek, “Aşı ile ilgili medyadadolaşan bazı yanlış bilgiler toplumun yanlış yönlendirilmesine yol açıyor. Oysa aşı bir hastalığın önlenmesinde en önemli korunma yolu. Sanıldığının aksine Amerika ve Avrupa ülkeleri aşıyı kendi toplumuna uygulamaya başladı” değerlendirmesinde bulundu. Domuz gribinden korunmak için hijyenin çok önemli olduğunun altını çizen Timurkaynak, şu önerilerde bulundu:

“Ellerinizi bileklerinize kadar bir iki dakika sık sık sabunlu su ile yıkayın. Öksürük, hapşırık sırasında ağzınızı mendille ya da kolunuzun iç kısmı ile kapatın. Kullanılan mendilleri derhal çöpe atın. Üst solunum yolu enfeksiyonu geçiriyorsanız ’bu domuz gribi de olabilir’ evde dinlenin. Hastaysanız kalabalık ortamlara girmeyin, girmek zorundaysanız ağzınızı maske ile kapatın.” dedi.

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

Sıcak Havalarda Evrim Daha Hızlı Gerçekleşiyor…

Pazar, 28 Haz 2009 Lee yorum yok

Auckland Üniversitesi’nden uzmanların yaptığı araştırmalara göre, sıcak havada hayvanların geçirdiği evrim hızlanıyor.

Auckland Teknoloji Üniversitesi’nden bir ekibin yaptığı araştırmada, aynı türden olup farklı iklimlerde yaşayan memelilerin DNA’sı karşılaştırıldı. Ekip, araştırma kapsamında 130 çift memeliyi soğuk ve sıcak mekanlarda tutarak inceleme altında tuttu.

Araştırmacılar, daha sıcak iklimde yaşayan memelilerin genetik yapısının daha hızlı değişim gösterdiğini ortaya çıkardı. DNA’yı oluşturan harf kodlarındaki değişim, yani mutasyon, türlerin evriminde ilk adımı oluşturuyor. Bilimadamları, tropik bölgelerin canlı türleri açısından zenginliğinin bu teoriyle açıklanabileceğini düşünüyor.

Canlılarda her hücre bölünerek kendi kopyasını çoğaltırken DNA’sının mutasyona uğraması ihtimaliyle karşı karşıya.

Moleküler düzeydeki bu değişim, bazen o canlının sakat kalmasına yol açarken, kimi zamanlarda ise yeni bir avantaj kazandırabiliyor; örneğin ciddi bir hastalığa karşı bağışıklık gibi.

Avantaj sahibi hayvanın daha uzun ve sağlıklı yaşaması, ardında daha çok sayıda çocuk bırakarak bu genin yaygınlaşmasını sağlıyor.

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

Aşırı Stres, Akıl Sağlığı için Fiziksel İşkenceden Daha Zararlı…

Perşembe, 04 Haz 2009 Lee yorum yok

İngiltere’nin başkenti Londra’daki King’s Koleji Travma Araştırmaları Enstitüsü ile İstanbul’daki Davranış Bilimleri Araştırma ve Tedavi Merkezi yöneticisi olan doktor Metin Başoğlu, son araştırmasında zor şartların meydana getirdiği psikolojik darbeleri inceledi.
Saygın bilim dergisi American Journal of Orthopsychiatry’de yayımlanan inceleme sonuçlarına göre, esir alınmak, temel ihtiyaçları ortadan kaldırabilecek çevresel mahrumiyet, cinsel baskı, utanç verici durum yaşamak, aşırı sıcak ya da soğukla mücadele, izole edilme gibi şartların meydana getirdiği stres, insanın akıl sağlığı için fiziksel işkenceden daha fazla zararlı.

Başoğlu’nun eski savaş esirlerinden aldığı cevaplara göre, yabancı bir devletin askerleri tarafından alı konulmanın neden olduğu ‘travma sonrası stres bozukluğu’ (PTSD), kendi ülkesinde herhangi bir kurum tarafından göz altına alınmaktan 2,8 kat daha güçlü. Yabancı bir yerde savaş esiri durumundaki bir kişinin “ne olacağını beklerken” yaşadığı PTSD, fiziksel işkenceden sonra yaşanan PTSD’den daha fazla.

Başoğlu, araştırmayı 1992 -95 yılları arasındaki Bosna Savaşı’nda Sırplar tarafından esir alınan savaş gazilerinin de aralarında bulunduğu 432 işkence mağduru üzerinde gerçekleştirdi. Deneklere 46 işkence durumu için 0′dan 4′e kadar ‘stres derecesi’ notu soruldu. Savaş esirleri, tutukluluk durumlarındaki 21 işkence olayı için düşük stres notu verdi. Ancak bu işkenceler dışındaki zor hayatta kalma şartlarının neden olduğu PTSD notları hayli fazlaydı.

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati