arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘uyku’

Öğle Uykusu Sıcaktan Koruyor…

Cuma, 05 Haz 2009 Lee yorum yok

Dr. Oktay Baygun, aşırı sıcak havalarda öğle arası en az iki saat uyku molası verilmesi gerektiğini söyledi.Hava sıcaklığıyla birlikte nemin de arttığını ifade eden Baygun, “Gün ortasında güneş ışınları çok dik gelir ve özellikle dış ortamda çalışan insanlar için sorun oluşturuyor. Eğer mümkünse öğle tatilinde siesta yani, öğle uykusundan yararlanmakta fayda var. Vücut, sıcakta yorulduğu için bu küçük dinlenme molası vücudun kendini yenilemesine destek olur.” dedi.

Sıcak havalarda yeterince su ve mineral almak şartıyla vücudun kayıplarının karşılanması gerektiğini vurgulayan Dr. Baygun, şu tavsiyelerde bulundu: “Aşırı sıcaktan korumak için klimalı ortamlarda ve hava akımı iyi olan mekanlarda oturmalı. Bol ve açık renk giysiler tercih edilmeli ve sıvı kaybına karşı dikkatli olunmalı.

Özellikle diyabet dolaşım sistemi hastalığı, anemi yani kansızlık, alkol bağımlılığı ve tiroit hastalığı olanlar için sıcaklar çok daha zordur.

 Astım ve tansiyon hastaları kötü etkileniyor. Bu tip rahatsızlığı olanlar, öğle saatlerinde ve sıcağın en yoğun olduğu dönemlerde dışarı çıkmaktan kaçınmalı.

Sıcak sendromları, hava sıcaklığı 32 derecenin, nem oranı da yüzde 60′ın üzerindeyse ortaya çıkar. Çocuklar ve yaşlılar sıcaklardan daha fazla etkilenir. Özellikle bebekler için sıcaklar çok tehlikeli.

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

-Uzmanların Öss Önerileri -

Cumartesi, 30 May 2009 NeVeR 2 yorum

418064946250Öss’ye sayılı günler kala uzmanlar sınava gireceklere bazı önerilerde bulundu. Bunlar arasında; ailelerin heycan yaparak çocuk üzerinde de etki göstermemesi gerektiğini, düzenli uyku, uyku saatlerinin olmalarını, bol bol soru çözmeleri gerektiğini belirtti. Sınavdan bir gün öncesi ise kişinin rahatlayabilecek bir faaliyette bulunmasının yararlı olacağı söylendi.. Bu önerilere uyulduğu zaman eminim sınavda başarı artacaktır.
Gerçi her sınav öncesi aynı öneriler bence bu önerilerden ziyade kişinin kendinden emin olması, ve kazanma isteği etkeni daha büyüktür. Bakalım
sınav sonu neler yaşancak…

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

Kriyobiyoloji

Perşembe, 28 May 2009 NeVeR 2 yorum

frozen_manKriyobiyoloji; diğer bir adıyla insanları dondurup belli bir süre sonra tekrar hayata döndürme bilimi. Bu sayede tedavisi mümkün olmayan hastaların dondurulup tekrar hayata döndürülmesi amaçlanıyor. Peki bu bilim nasıl ortaya çıktı , çıkış noktası neydi bunu ele alalım. Öncelikle bazı çeşit kurbağaların kış uykusuna yatması ve bu uykuda kalp atışlarının,nefes alışlarının,kan dolaşımının durması ve aort denilen damarları kesilse bile kanamaması. Donan kurbağanın buzların çözülmesiyle kalp atışlarının tekrar atarak hayata dönmesi. Yine yapılan araştırmalarda kurbağaların aniden donmadıkları 24 saat süresince kan ve hücrelerinin arasındaki su dondukça geriye donma noktası düşük bir tip antifriz çözelti bıraktıkları ve glikoz üretimlerini çok yükselttikleri tespit edilmiştir. Fakat insanda bu oranda yükselmesine mani olacak birçok mekanizma bulunur, iyi çalışmasının sonunda şeker hastalığı meydana gelir. İnsanlar üzerinde yapılması amaçlanan dondurulma işlemi ise şu şekildedir. İlk önce ölüler ilk iki saat içinde kanın pıhtılaşmaması için heparin denilen bir ilaç enjekte ediliyor. Daha sonra buzlu dolu tanka yerleştirelen cesedin vücudunun zarar görmemesi için gliserilin denilen bir sıvı enjekte ediliyor.
Uyku tulumuna konulan cesed dışı tahtadan içi ise fiberglastan oluşan
bir sandığa konuluyor. Sandığın üzerine konulan kumaşa buz konularak ceset soğutulmaya başlanıyor. Bu süreç vücud ısısı -40 dereceye düşene kadar hergün buz sayısı artırılarak bu işlem devam ediyor.
Vücud ısısı -40 dereceye düşen cesed dibinde sıvı nitrojen olan çelik bir tanka yerleştiriliyor.. Hergün bir miktar aşağı indirilerek bir haftanın sonunda tamamen sıvı nitrojene batırılıyor. Bu işlem tamamlandığında cesedin vücut ısısı -196 dereceye düşüyor. Son aşamada ise ,ceset tekrar çözülmeyi beklemeye başlayacağı, fiberglas ve izolasyonu arttıran perlit adlı maddeden yapılan cryostat adı verilen başka bir tanka konuluyor. Tanktaki sıvı nitrojen düzeyi her gün ölçülerek gerekli düzeye tamamlanıyor,işlem bitmiş oluyor.
Bu çalışmalara rağmen bilim halen bir organ bile saklayıp dondurmadığna göre bütün bir vücudu dondurup tekrar ısıtılarak dönürülmesi konusunda bilim adamları olumlu değillerdir. Buna karşın çalışmalarına devam etmektedirler.. İnsanin dondurulması yapılsa bile tekrar ısıtılıp hayata döndürülmesinin bir yolu hala bulunamamıştır. Bakalım bununda çözümünü bulabilecekler mi…

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati